Tuna Altınel: Pasaportumun verilmemesi üzerine kurulmuş idari hak gaspı süreci yürüyor
Haber
16 Mart 2021 - Salı 13:47
 
Tuna Altınel: Pasaportumun verilmemesi üzerine kurulmuş idari hak gaspı süreci yürüyor
"Konusu Cizre Bodrumları olan bir toplantının düzenlenmesine katkıda bulunmak sanırım yeterince rahatsız edici bir kısım etkili çevre için. Bunun cezalandırılması sürecini yaşadığımı tahmin ediyorum. Tabi bu cezalandırma biraz da başkalarına parmak sallama amacı taşıyor."
Gündem Haberi
 Tuna Altınel: Pasaportumun verilmemesi üzerine kurulmuş idari hak gaspı süreci yürüyor

:

 
 
FERSUDE - Söyleşi
 
Barış İçin Akademisyenlerin "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisini imzaladıkları için "Örgüt propagandası" suçlamasıyla yargılanan ve beraat eden akademisyenlerden Doç. Dr. Ahmet Tuna Altınel’in pasaportu beraat ettiği başka bir dava yüzünden yaklaşık 2 yıldır verilmiyor. Altınel, yasal bir dayanak olmaksızın pasaportunun geri verilmemesine ilişkin Gazete Fersude’nin sorularını yanıtladı. 
 
 
Fransa'da hangi üniversitede görev yapıyorsunuz?
 
Fransa'da Lyon şehrinde Claude Bernard Lyon 1 Ünversitesi'nde görev yapıyorum.
 
 
Türkiyeye hangi tarihte geldiniz? Gözaltı gerekçeniz neydi? Hakkınızda açılan soruşturma bir davaya dönüştü mü? Dönüştüyse sonuçlandı mı?
 
Türkiye'ye 12 Nisan 2019 tarihinde geldim. Pasaportuma ülkeye giriş yaptığım Sabiha Gökçen Havaalanı'nda el kondu. Gözaltına alınmam 10 Mayıs 2019 tarihinde Balıkesir'de oldu. Fransa'da üyesi olduğum Kürt Dostluk Derneği'nin Cizre Bodrumları üzerine düzenlediği bir gecede Faysal Sarıyıldız'a çevirmenlik yapmıştım. Bunun üzerine Lyon TC Konsolosluğu beni İçişleri Bakanlığı'na ihbar etmiş. Hakkımdaki soruşturma da böyle başlamış. Pasaportuma el konulduğunda bana herhangi bir açıklama yapılmadı. Bir ay boyunca avukatımla birlikte gerekçeyi araştırdım. Tek öğrendiğimiz Balıkesir Valiliği tarafından başlatılmış olduğuydu. Sonunda bilgi almak için oraya gittim. Pasaport tahdit bürosundaki memur “Boşuna gelmişsiniz” dedikten birkaç saat sonra dönüş otobüsünü beklerken telefon edip, nüfus kağıdımın fotokopisini istemek bahanesiyle beni yeniden valiliğe çağırdı. Valilik önünde gözaltına alındım. Gözaltında sorgu sırasında soruşturmanın nedenini anladım.
 
 
11 Mayıs 2019'da tutuklandım. Hemen sonraki haftanın başında iddianame hazırlandı ve terör örgütü üyeliği suçlamasıyla dava açıldı. İlk duruşma 30 Temmuz 2019'da görüldü ve tahliye edildim. İkinci duruşmada suçlama terör örgütü propagandasına dönüştü. Üçüncü ve son duruşma 24 Ocak 2020'de görüldü. Beraat ettim. Ama savcı itiraz edip istinafa taşıdı. İtirazı reddedildi ve beraatim eylül 2020'de kesinleşti.
 
 
Pasaporunuzun iade edilmeme gerekçesi olarak ne gösteriliyor? 
 
Biraz ayrıntı vermek isterim. İki kez pasaport iade başvurusu yaptım. İlki tahliyemden bir ay kadar sonraydı. Herhangi bir yurtdışı çıkış yasağı getirilmediği için biz de doğal olarak bu başvuruyu yaptık. Reddedildi. Neden olarak beraat etmemiş olmam gösterildi. 2020 eylül ayında beraat kesinleşince bir daha başvurduk. Bu sefer de reddedildi. Yazılı yanıtta herhangi bir gerekçe gösterilmedi.
 
 
 
Pasaportunuzun iadesi için kişisel girişimleriniz dışında ulusal/uluslarası bir destek gördünüz mü? Gördüyseniz anlatırmısınız.
 
Gerek çalıştığım Fransa'da, gerek mesleki ilişkilerim olan ülkelerde büyük bir destek gördüm. Fransa'da diğer matematikçiler, öğretim üyeleri çok düzenli, iyi örgütlenmiş bir destek verdiler. Bunun ayrıntılarını ve dünyadaki desteklerin özetlerini http://math.univ-lyon1.fr/SoutienTunaAltinel/ internet sitesinde bulabilirsiniz. Şu anda da #PassportForTuna  hashtagli yoğun bir sosyal medya kampanyası sürdürüyoruz. Mesleki dernekler (Fransa Matematik Derneği, Avrupa Matematik Derneği, Amerikan Matematik Derneği, Londra Matematik Derneği, Mantık Derneği gibi), insan hakları kuruluşları (İnsan Hakları Ligi, Clooney Vakfı, Committee of Concerned Scientists) , çeşitli belediyeler (en son üniversitemin bulunduğu Villeurbanne'ın belediyesi bana fahri hemşehrilik verdi) desteklerini etkin biçimde gösterdiler. Üniversitem statümü sanki oradaymışım gibi korudu, duruşmalara gözlemci olarak bir avukat gönderdi.
 
 
Türkiye içinde de çok büyük bir destek aldım. Tutukluluğum süresince yakınlarım, Barış Akademisyenleri, mezunu olduğum Galatasaray Lisesi mezunları, çeşitli siyasi partiler, dernekler bir dayanışma ağı içinde yer aldılar. Tutukluluk sonrası da bu devam etti. Hak gaspına uğrayan farklı çevrelerle ben de dayanışmak için çaba gösteriyorum. KHK'lılar platformunun eylemlerine katılmaya çalışıyorum örneğin. Onlar da bana destek oldular. Hak mücadelesi ortak bir mücadele. Dayanışma gerektiriyor. Yurtiçi dayanışmalar bağlamında değerli iki milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Sezgin Tanrıkulu'nun da emek ve desteklerini saymak isterim.
 
 
Pasaportunuzun iade edilmeme gerekçesi olarak sizin düşünceniz nedir?
 
Konusu Cizre Bodrumları olan bir toplantının düzenlenmesine katkıda bulunmak sanırım yeterince rahatsız edici bir kısım etkili çevre için. Bunun cezalandırılması sürecini yaşadığımı tahmin ediyorum. Tabi bu cezalandırma biraz da başkalarına parmak sallama amacı taşıyor. Yapmayın sizin de başınıza gelir, deniyor sanki.
 
 
Öte yandan cezalandırma yöntemi son dönem Türkiye'sinin hukuk dışılığını çok güzel yansıtıyor. Önde bir hukuki vitrin var. Yargılanıyorum, beraat ediyorum, her şey kitabına uygun. Ama arka planda pasaportumun verilmemesi üzerine kurulmuş idari hak gaspı süreci yürüyor. Amaç yaşamımın altüst olması, işimi yitirmem, açlığa mahkum olmam. KHK'lılara uygulanan yöntemlerin benzerleri uygulanıyor bana da. Sosyal devlet olma özelliğini yitirmemiş olan bir devletin çalışanı olmam bu yöntemin benim özelimde amaçlandığı kadar başarılı olmamasında önemli rol oynadı. Ama tabi yaşamım altüst oldu.
 
 
 Öğrencilerinizden mahrum bırakılmanın sizde yarattığı duyguyu anlatır mısınız?
 
Ben bir öğretim üyesiyim. İşim, uğraşım öğretmek ve uzmanlık alanımda öğretilecek bilgi üretmek. İşimi, uğraşımı çok seviyorum. Yaptığı işi seven bir insan o işten, o yaşamdan kopartıldığında hangi duyguyu yaşıyorsa ben de onu yaşıyorum.
 
 
 
Tuna Altınel kimdir?
 
1996'dan beri Fransa'da Claude Bernard Lyon 1 Üniversitesi'nde çalışıyor. İstanbul Boğaziçi Üniversitesi'nde matematik ve bilgisayar bilimlerinden mezun olduktan sonra, doktora derecesini Rutgers Üniversitesi'nden ( New Jersey, ABD ) Gregory Cherlin başkanlığında aldı.
 
 
Alexandre Borovik ve Gregory Cherlin ile birlikte, Cherlin-Zilber düşüncesinin önemli bir örneğini kanıtladı. Alanında yayınlanmış 26 makalesi var. Uzmanlık alanı Grup teorisi ve matematiksel mantığın kesişiminde yeralıyor.
 
 
Barış İçin Akademisyenler hakkında
 
Türkiye'de 2015-16'da Kürt illerinde gerçekleşen çatışma ve operasyonlar sırasındaki sokağa çıkma yasaklarının ve şiddetin sona ermesi için çağrı yapan Barış İçin Akademisyenler bildirisi, 11 Ocak 2016'da 1128 akademisyenin imzasıyla yayımlandı. Takip eden hafta içerisinde imzacı akademisyenlere destek olmak amacıyla gelen yeni imzalarla birlikte bildirinin nihai imzacı sayısı 2212'ye ulaştı. 15 Ocak 2016 itibarıyla Türkiye çapında onlarca akademisyen gözaltına alındı, görevden uzaklaştırıldı ya da haklarında idari veya adli soruşturma açıldı. Darbe girişiminin ardından bildiriye imza atan birçok akademisyen, kanun hükmünde kararnamelerle akademiden ihraç edildi.
Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı