Yusuf Akyol’un ‘Yeryüzünün Rengi’ 30 Haziran’da Hüsrev Kethüda Hamamı’nda
Haber
27 Haziran 2022 - Pazartesi 10:39
 
Yusuf Akyol’un ‘Yeryüzünün Rengi’ 30 Haziran’da Hüsrev Kethüda Hamamı’nda
Ressam Yusuf Akyol’un “Yeryüzünün Rengi” adlı çalışması Bandırma Tunç Başaran Kültür Merkezi’nde Mart 2022’de sergilenmesinin ardından 30 Haziran - 15 Temmuz tarihleri arasında Ortaköy Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda sanatsever ile buluşacak.
Kültür Sanat Haberi
Yusuf Akyol’un ‘Yeryüzünün Rengi’ 30 Haziran’da Hüsrev Kethüda Hamamı’nda

FERSUDE – Mehmet Ekrem ERGÜL

 

Yusuf Akyol’un Ahmed Kutlu’nun katkılarıyla hazırladığı  “Yeryüzünün Rengi” adlı çalışması 30 Haziran - 15 Temmuz tarihleri arasında Ortaköy Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda sanatsever ile buluşacak.

 

Bir süre klasik resim çalıştıktan sonra çevre kirliliği, atık malzemeler ve kentin betonlaşması gibi güncel temalardan esinlenen Akyol, zamanla evren, mitoslar, yaratılış, oluşum ve dönüşüm süreçlerini çalışmalarının öznesi haline getirmeye başladı. Çalışmalarında ana malzeme katran ile birlikte plastik, poliüretan, tahta, taş vb çoğu dönüştürülebilir  malzemelerin yanında ateşi kullanan Akyol’un tabloları kaotik, disütopik ve karanlık tablolar.

 

 

Klasik resmin temel malzemesi boya iken Akyol tıpkı çağdaşı bir çok sanatçı gibi farklı malzeme arayışından sonra Katran’ın keşfi Yeryüzünün Rengi’ni ortaya çıkardı.

 

Akyol Yeryüzün Rengi’ni, “Her şeyin başladığı nokta karanlıktır. Karanlığı tanımadan, korkuyu bilmeden deha yücelmez. Karanlıkla tanışmayan zeka körelir. Korku çok ayırıcı bir duygu. Benim çalışmalarım bu korku biçiminin, günümüz dünyasının mevcut konjonktürüne karşı duyduğum derin korkunun bir  yansıması. Bu durumun bir sergiye, bir umut kapısına dönüşmüş hali Yeryüzünün Rengi” diye tanımlıyor ve devam ediyor.

 

 “Tek bir hareket ile günümüz dünyasının manzarasını yaptığımı söyleyebilirim. Ortaya koyduğum bu manzara bir son’u imler. Karanlık, kaotik ve biçimsizdir fakat aynı anda bu karanlık kaotik yeryüzünden zamana ve mekâna ait olmayan kuvvetlerin doğduğunu görürsünüz. Bu anlamda çalışmalarım bir yıkımı gösterirken, yeryüzünü yeniden kuran değerleri de anlatır. Tıpkı varlığı balçıktan şekillendiren ve ona nefesi ile can veren tanrının hikâyesi gibi.”

 

 

Tabloların isimleri dinler mitolojisi olarak adlandırabileceğimiz hikâyelerin izini sürüyor. Dört meleğin isimlerinde olduğu gibi.

 

“Ben Ortadoğuluyum ve katran, petrol ve zift Ortadoğu’nun hikâyesidir. “Katran yeryüzünün pasıdır.” Bence yeryüzü bir bataklıktır. Bu bataklıkta batan gemide yapabileceğim tek şey sanattır. Sanat benim dua etme biçimimdir.”

 

Akyol’un tablolarında sadece karanlık yoktur. Kapkara bir karanlığın içinden, ortasından, kenarından sızan, doğan, parlayan bir aydınlık da var. Umudun, yaşamın, bilgeliğin aydınlığı…

 

 

İncil, “Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.  Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı” diye başlar. Yusuf Akyol’un Yeryüzünün Rengi adlı sergisinde sanatseverler ile buluşacak olan tablolarıyla ilk karşılaştığımda gördüğüm şey, İncil’in bu ilk ayetinin tarif ettiği şekilsiz bir karanlığın görüntüleri oldu.

 

Tablolardaki aydınlığı fark ettiğimde yine İncil’in üçüncü ve dördüncü ayetlerini hatırladım. “Tanrı, “Aydınlık olsun” diye buyurdu ve aydınlık oldu.  Tanrı aydınlığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı.”

 

 

Akyol’un tablolarını kasvetli bir düşlemin cazibesiyle seyredebilirsiniz.

 

Yusuf AKYOL kimdir?

 

Lübnan’a “rızık kovalama hikâyesi” sonucu göç eden Mardin’li bir baba ile Beyrut’lu bir annenin oğlu olan Yusuf Akyol, iç savaşın başlamasından sonra ailenin Türkiye’ye dönmesinin ardından 1981’de Batman’da doğdu. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Bandırma’da “Masiva” (Tanrı dışında her şey) adlı atölyesini kurdu.

 

 

2020 yılında başladığı ana malzemesi katran olan karanlık tablolardan önce önceki çalışmalarında genellikle iki ikona/objenin yer aldığı çalışmalar yaptı. Buzul ve Kâbe, Puşu ve haç, Bayrak ve suret vd. 

 

İlk sergisini 2017 de Bandırma’da yaptı. Altı parça enstalasyondan oluşan ve “Hiçbir şeyin öznesi olmak” adını taşıyan sergide insanın tarihsel ve varoluşsal çelişkilerini ikonalar kullanarak ifade etmeye çalıştı.

 

2020 -2021 yıllarında çeşitli karma sergilerde yer aldı.

 

“Yeryüzünün Rengi” adlı çalışması Bandırma Tunç Başaran Kültür Merkezi’nde Mart 2022’de sergilenmesinin ardından 30 Haziran 15 Temmuz tarihleri arasında Ortaköy Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nda sanatsever ile buluşacak.

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı