GÜNCEL

Amatör bir tiyatro grubunun başarı öyküsü: Tiyatrol

FERSUDE - Zülal Koçer Ataşehir Belediyesi’nin açmış olduğu tiyatro kursundan ekip olmaya, amatör bir tiyatro ekibinin başarı öyküsü. Yaş ortalaması 36 olan, her biri başka meslekler icra eden, kim...

Amatör bir tiyatro grubunun başarı öyküsü: Tiyatrol
11 Toplam Gösterim

FERSUDE - Zülal Koçer

Ataşehir Belediyesi’nin açmış olduğu tiyatro kursundan ekip olmaya, amatör bir tiyatro ekibinin başarı öyküsü. Yaş ortalaması 36 olan, her biri başka meslekler icra eden, kimisinin hiç aklında yokken, kiminin çocukluk hayali olan tiyatro ile buluşmasını ve bunun neden bir başarı öyküsü olduğunu ekip üyeleri ile konuştuk. Ataşehir Belediyesinin kursunda sahne alırken, kurs hocasının  “Terminal” adlı oyunu tertip etmesi ile bir araya geldiler ve bir yıldır birlikte oyun çıkarıyorlar.

Amatörlüklerini çok zor anlayacağınız oyunculuklarıyla, seyirci ile iç içe sahnelerin zorlayıcılığının tozunu attıran bu ekip hayatlarından ve işlerinden çıkıp çıkıp bir araya geliyor. İşte onların öyküsü…

‘Hayat beklemeye gelmez’

41 yaşındaki Zeynep Ügüdür Gündüz için tiyatro 30 yıllık hayal. “30 yıl bekledim” dediği hayaline hayat beklemeye gelmez diyerek yelken açtığında küçük kızıyla devam etmek zor olmuş. Ancak zorluğuna rağmen düştüğü bu yol ona çok iyi gelmiş. Tiyatro neler kattı sana dediğimizde; “Bir kere sahnede olmak başlı başına müthiş bir duygu, kendime güvenimi, kazandım” diyerek bu amatör çabanın ne denli kıymetli olduğunu vurguluyor. Turizmci olan Ügüdür uzun yıllardır çalışmıyor, çocuk büyütmekle, ev işleriyle meşgul, böyle olunca tiyatro başka bir pencere açmış ona. Kendisi kadar tiyatroya başlamasına sevinmeyen eşi, sadece bir kez oyununu izlemeye gelse de ailesi O’nun tiyatroya başlamasından dolayı çok mutlu ve en büyük destekçileri.

Provayı izlerken kendini sahnede bulmak

Hatta bu grubun da bir parçası olan kız kardeşi Meral Ügüdür de tiyatro ile onun sayesinde tanışmış. Meral Ügüdür 2 ay önce ablasının provasına geldiğinde “Haydi sen de oyna bizimle” teklifi üzerine daha önce hiç deneyimlemediği, aklında dahi olmayan sahnede bulur kendini. Tiyatro ile tanışıklığı 2 ayı bile bulmayan Meral Ügüdür, sahnede gayet iyi bir performans sergiliyor, bu kadar kısa bir sürede böyle iyi bir oyunculuk sergilemesi şaşırtıyor. 39 yaşında tiyatro ile tanışan Meral Ügüdür, kısa süreli bu tanışıklığın O’na neler kattığından bahsediyor: “Kendimi keşfettim. İçime kapanık bir insandım,  kendimi aşmak için bir aracı oldu tiyatro. Kendime güvenimi kazandım, dışarıya dönük olmaya başladım.”

‘Herkes yapabilir’

Kısa süreli çalışması ile iyi bir oyunculuk çıkaran Meral Ügüdür “Ezberim, oyunculuğum çok kötüdür diye bilirdim ama yaptım.  Herkes tiyatro yapmalı, sınırlarını genişletiyorsun. Hiçbir eğitimi olmayan ben bile bu işi yapıyorsam başkaları da yapabilir ve kesinlikle yapmalılar. Tiyatronun insan üzerindeki etkisi çok olumlu. Herkes çok iyi oyuncu olmayabilir ancak herkes tiyatro yapabilir” diye anlatıyor.

Gündüz okul akşam tiyatro

Gürkan Candan ve Adem Soy iki öğretmen. Gündüz okuldalar akşam tiyatro sahnesinde. Gürkan Candan’ın tiyatro ile bağı ta üniversite yıllarına dayanıyor. Çocukluğundan beri tiyatroya ilgili olan Candan, üniversitede bir tiyatro grubuyla sahne almış. Öğretmenliğe başladığında da öğrencileriyle dönem dönem oyunlar çıkarmış ancak “Tiyatro ilk kez bu kadar önemli bir yer edindi bende” diyor. Ataşehir Belediyesi tiyatro kursundan sıyrılıp kurulmuş bu ekiple iyi bir enerji yakalaması bunun en büyük nedeni. Ayrıca buradaki deneyimlerini öğrencileri ile yaptığı oyunlara aktarmanın da mutluluğunu yaşayan Candan diğer ekip arkadaşları gibi yoğun bir tempo ile devam ediyor. Hafta içi mesai sonrası 2-4 saat arası prova yapan Candan ”Yoruluyoruz ama ekip arkadaşlarımla bir arada geçirdiğimiz zaman, sahne aldığımız anlar bu yorgunluğu silip alıyor” diyor. “Aslında bir başarı öyküsü bu” diyerek bu çabaya bir ad veren Candan ekibiyle devam etmeyi istediğine vurgu yapıyor.

‘Üzüntülü bir anımda bile iyi geliyor’

Gürkan Candan’ın üniversite arkadaşı olan Adem Soy yıllar sonra arkadaşı ile tiyatro kursuna davet edildiğinde tekrar bağları kuruyor. Candan’ın sayesinde bu ekibe dahil olduğunu söyleyen Soy, liseden beri ilgi duyduğu tiyatroya üniversitede temas etmişse de daha sonra devam etmemiş. Tiyatro kursu ve sonrasında dahil olduğu bu ekiple hep hasretini çektiği oyunculuğa tekrar adım atmış. Tiyatronun hayatında hep yeri olduğunu ifade eden Soy, “Üzüntülü bir anımda bile iyi geliyor, iyileştirici bir yanı var tiyatronun. Çok iyi bir ekiple çalışıyorum ve çok keyifli. 7 saat dersin üzerine  buraya gelmezdim o keyfi almasaydım” diye konuşuyor. Meslektaşlarından olumlu tepkiler aldığını kaydeden Soy “En büyük destekçim Gürkan’dı” diyor. 37 yaşındaki Soy tiyatronun kendisine kattığı başka artılardan da bahsediyor: “Kendimi gerçekleştirmem açısından çok önemli bir rolü vardı. Bir karakteri canlandırmak daha özgüvenli olmanızı sağlıyor. İnsanları anlama konusunda da kolaylaştırıcı olduğunu gördüm.”

‘Ailem oyunumu izlemeye geldiğinde gözümdeki ışıltıyı gördü’

Okul öncesi öğretmenliği yapan 34 yaşındaki Sitem Aslan şimdiye kadar, dans, drama vb. kurslara gitmiş hem sosyalleşme hem de kişisel gelişim alanlarında çaba sarf etmiş ancak tiyatronun yeri başka onda. Bir arkadaşının yönlendirmesi ile Ataşehir Belediyesinin kursuna başlayan Aslan bu ekiple yoluna devam ettiğinde hali hazırda sevdiği tiyatroya daha çok bağlanmış ve sevmiş.  Aslan, tüm gün 4-6 yaş arası çocukların bitmek bilmeyen enerjileri meşgulken, akşam da provalara geliyor. Tiyatroya başladığını duyan babasının gülümseyerek “Bir buna el atmamıştın zaten” diyen cümlesini aktarıyor ve devam ediyor; “Oyunumu izlemeye geldiğinde çok eğlendiğini gördüm babamın. Annem de öyle. Benim sahnedeyken ne kadar mutlu olduğumu, gözümdeki ışıltıyı gördüler.”

Tiyatronun kendisine iyi geldiğini söyleyen Aslan “Günün yorgunluğunu burada atıyoruz desem yalan söylemiş olmam. Ekip de önemli, enerjimiz tutmasaydı nasıl olurdu bilemiyorum, devam edebilir miydik? Bence ekip çok önemli” ifadelerini kullanıyor.

‘İnsanlar tiyatroya gitmeli’

Bu amatör çabanın desteklenmesi gerektiğini söyleyen Aslan son olarak şunları ifade ediyor; “Biz buradan herhangi bir maddi kazanç sağlamıyoruz. Hatta yeri geliyor, kendimiz maddi ve teknik sorunları bir şekilde çözüp, oyunu sahneye koyuyoruz. Tüm yorgunluğumuza rağmen bu işi götürüyoruz. Bunlar önemli çabalar. Bu nedenle insanlar oyunlarımıza gelmeli, bizi desteklemeli. Sanat insanı iyileştirir.”

‘1-2 hafta sonra bırakırım demiştim’

Makine Mühendisi Nevzat Kayaokay da bu ekibin bir üyesi. Tiyatro ile çocukluk yıllarından beri ilgili olan Kayaokay ekibe, eşinin sürprizi ile dahil oluyor. Eşi haberi olmadan kursa kaydını yapmış ve böylelikle yıllar sonra tekrar tiyatroya temas etmiş Kayaokay. “1-2 hafta sonra bırakırım herhalde” dediği kurstan ayrılmak bir yana yeni bir ekip olmaya kadar varmış iş. Tiyatro hocası, oyun arkadaşları O’nu burada tutan etkenler. “Bana güzel bir arkadaş çevresi kazandırdı” dediği tiyatro aynı zamanda özgüveninin artmasına katkı sağlamış. Sahneledikleri oyunlara insanları davet etme konusunda diğer arkadaşlarından farklı düşünen Kayaokay “İnsanlar tiyatroya gitmeli ama daha seçici olmalı. İyi oyunlara gitmeliler. Bizim oynadığımız bu oyunun yeniden düzenlenmiş hali benim hoşuma gitmedi mesela. Sanatsal içerikli bir oyun sokak komedisine dönüşmemeli” diye yorumluyor.

Şimdilerde “Kurtar Beni Doktor” oyunuyla sahneye çıkan ekip önümüzdeki yılın ilk aylarında “Gözlerimi kaparım vazifemi yaparım” oyunu ile sahneye çıkmayı planlıyor.  Tiyatrol ekibinin etkinliklerini takip etmek isterseniz; tiyatrol_

Haber Yanı Reklam
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE