Güncel

Berkan Şal'dan Mansur Yavaş yorumu: Şahane olmadı mı bu!

FERSUDE - Televizyon tarihinin adından en çok söz ettiren dizilerinden Behzat Ç. ekranlara geri döndü. 2010 yılında ilk sezonuyla karşımıza çıkan ve 2013’de izleyicisine veda eden yapım, tam 6 yı...

Berkan Şal'dan Mansur Yavaş yorumu: Şahane olmadı mı bu!
1 Toplam Gösterim

FERSUDE - Televizyon tarihinin adından en çok söz ettiren dizilerinden Behzat Ç. ekranlara geri döndü.

2010 yılında ilk sezonuyla karşımıza çıkan ve 2013’de izleyicisine veda eden yapım, tam 6 yıl sonra BluTv ekranlarında yayımlanmaya başladı. Bu hafta ilk bölümü yayımlanan dizide “Aga cinayet var” repliğiyle akıllara kazınmış Akbaba rolünü oynayan Berkan Şal, BirGün’den Burak Abatay’a konuştu.

6 yıl ara veren dizide rolünün de kendisinin de yaşlandığını söyleyen Şal, Ankara’da Melih Gökçek’in gidişinden de memnun: “Şahane olmadı mı bu değişiklik! Çok mutluyum o konuda da. Taze kana, yeni kana, çalışacak insanlara, toplum için var edecek insanlara ihtiyacımız var. Tebrik ediyorum her iki başkanı da.”

İşte o röportaj:

“HEP İSTEMİŞTİM HEP DİLEMİŞTİM OLMASI İÇİN VE OLDU”

  • Behzat Ç. gibi çok sevilen bir dizi geri döndü. Neler hissediyorsunuz?

Şahane bir duygu! Altı yıl sonra tekrardan Behzat Ç. yapıyoruz. Müthiş hissediyoruz hepimiz. Ben de çok keyifliyim. Başlarken de Serdar Hoca’ya, Erdal Hoca’ya, BluTV’ye ve Inter Medya’ya teşekkürlerimi sunayım. Takdir etmişler, tekrar ekipteyim. Var olsunlar. İşin şakası, çocuğum olmuş gibi hissediyorum arkadaşım! Çok heyecanlıyım. 9 yıl sonra yaptığım işe devam ediyorum. İnsanlarla birlikte heyecanlanmışım; oluyor mu, olacak mı, ne zaman olacak? Onun için de şu an çok keyifliyim. İstanbul’dayım ve Behzat Ç. için buradayım. Bir Ankara Polisiyesi için buradayım. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi?

  • Çokça tartışıldı, Behzat Ç.’nin geri dönüp dönmeyeceği. O süreçte neler oldu, haberdar mısınız?

Çok haberimin olduğunu söyleyemem. Tamamen yapımsal ve kanalsal bir durum. Hep istemiştim, hep dilemiştim olması için ve oldu. Şahane de oldu. Umarım sizler de beğenirsiniz.

  • TV kanalından bir internet TV’sine geçmesi ne türden kolaylıklar yarattı?

Yapım içinde zorluklar yaşandı mı bilmiyorum ama ben bir oyuncu olarak hiçbir eksiğini görmedim. BluTV ve Inter Medya olsun hiçbir aksaklık göstermedi. Ben işime kaldığım yerden devam ettim.

  • Nasıl bir his peki altı yıl sonra aynı role devam etmek?

Rolüm de ben de altı yıl yaşlandık. Neredeysek oradaydık. Çok severek yaptığım bir işi tekrar yapma fırsatım oldu.

  • Dediğiniz nokta önemli. Hem karakterin hem de oyuncunun altı yıl yaşlanması. Berkan Şal’ın hayatında neler değişti 9 yıllık süreçte?

Böyle bir ekiple dostluğum hala var. Bu yüzden çok mutluyum. Serdar abiyle, Erdal hocayla, tüm ekip arkadaşlarımla hâlâ görüşüyorum. Üstelik sevgiyle görüşüyorum. Arıyorum, soruyorum. Onlar beni arıyor, soruyor. Çok dostça bir iş yapmışız. Buna da çok mutluyum. Yapıp geçilmiş bir iş olmamış. Onun için de belki hâlâ Behzat var.

“ÜZERİMDEKİ TAKIMI BEHZAT Ç.’NİN GALASI İÇİN ALMIŞTIM”

  • Bir yandan da bir TV dizisinin bu kadar büyük bir hayran kitlesi yaratması Behzat Ç.’ye kadar görülmeyen bir şeydi. Başka bir yaşam tarzı dahi yarattı. Buna katılır mısınız?

O sevginin hiç eksilmediğinin farkındayım. Ankara’da da öyleyim, İstanbul’da da; yaptığım diğer işlerde de öyleyim. Hiç eksilmedi o sevgi. Hatta büyüdü o ilgi. Hep sevgiyle karşılandım. Bundan çok mutluyum. Bir de Behzat Ç. benim kamera karşısındaki ilk göz ağrım. Bunun da ayrı bir yeri var. Sabah gardırobu açtım. Ben bu üzerimdeki takımı Behzat Ç.’nin galası için almıştım.

  • 9 yıl önce mi?

Evet! Takım elbisem bile eskimiş. 10 yıl neredeyse.

“NASIL BİR BEKA SORUNU”

  • Fragmanda şöyle bir laf geçiyor: “Ülke elden gidiyor Behzat! Doğu Akdeniz kaynıyor!” Behzat Ç. dizisinin toplumsal duyarlılığını bu sezon da göreceğiz gibi.

Bu sözleri sadece Behzat Ç. söylemiyor ki. Televizyon ekranlarında da bunlar var şu an. Sürekli duyulan şeyler. Üstüme vazife olmayan politik konulara girmeyeyim ama sürekli bir beka sorunu telaffuz edilip durmuyor mu? Basından duyduklarımız, seçim maratonunda sürekli işittiklerimiz, miting alanlarında devamlı söylenenler bunlar değil mi? Nasıl bir beka sorunu? Anlayacağımızı halk olarak düşünür umarım büyüklerimiz. İzah etmek isterlerse de öğreniriz.

  • Diziye geri döneceğim. İnternet dizisi olarak daha kısa bölümler izleyeceğiz. 40-45 dakikalık bölümler var. Önceki sezonlarda ise 2 saatlik bölümler vardı. Bu sizi rahatlatan bir şey oldu mu?

Üretmek için zamanınız oluyor. Yaptığınız işe son bir kere daha dönüp kontrol etme şansınız oluyor. Oyuncu için de ekip için de keyifli bir durum. Hep olmasını istediğim ve savunduğum durum. BluTV’yi de bu kararından dolayı da tebrik ediyorum. Onun için de kaliteli işler çıktığını düşünüyorum.

İNTERNET DİZİLERİ İZLEYENE SAYGI GÖSTERİYOR

  • “Yerli dizi yersiz uzun” meselesi de bu işin parçasıydı, evet.

Bu durumdan gerçekten çok mutluyum. Dediğim gibi insanlar yaptığı işe bir kere daha dönüp bakabiliyorlar. Son bir çeki düzen verebilme, seyircisine o saygıyı gösterebilme şansını yakalıyor. Televizyonlarda izleyicimiz o kadar kötü kullanıldı ki televizyon kanalları tarafından insanlar televizyonlardan uzaklaşma ihtiyacı hissediyor. Böyle mecraların olması müthiş bir imkân. Sonuna kadar destekliyorum. Bir oyuncu olarak elimden geldiğince ne yapabilirim diye konuşurum. Bir oyuncu için cümlesini söyleyebileceği bir alan bulmak çok kolay bir şey değil. Çok kolay bulunur bir durum değil.

  • Bir yandan da sansür boyutu var bu durumun. Televizyonda daha başka şeylerle karşı karşıyasınız.

Dilim döndüğünce özgür basın! Böyle olmazsa hiçbir şey olmaz. Beraber olmazsak hiçbir şey olmaz. Adalet olmazsa hiçbir şey olmaz. İnsanlar çıkıp özgürce düşüncelerini söyleyemiyorsa bunda bir sıkıntı var demektir.

“MUHALİF OLAMADIĞIM BİR ORTAMDA, FİKRİMİ ÖZGÜRCE BEYAN EDEMEDİĞİM BİR ORTAMDA NE OLABİLİR Kİ”

  • Sanat da bunun bir parçası olamıyorsa hele.

Sanatın misyonu bu zaten: Sorgulamak, muhalif olmak! Farklı olmak, farklıyı aramak, daha iyiyi bulmaya çalışmak, estetiği aramak. Amaç da bu değil mi? Amaç buysa, özgür olmak gerektiğini düşünüyorum. Muhalif olamadığım bir ortamda, fikrimi özgürce beyan edemediğim bir ortamda ne olabilir ki? Sanat kendine bir çıkış yolu bulacaktır, buluyor da.

  • Lafı açıldığı için sormak isterim: İBB seçimlerinde Ekrem İmamoğlu’nun “Sanatçılar da konuşacak, her şey çok güzel olacak” sözü, daha önce hiçbir politik paylaşımını görmediğimiz sanatçılar tarafından da sahiplenildi. Sanatçılar da bir şekilde umudun bir parçası mı oldu acaba?

Kimsenin adına konuşma haddine sahip bir insan değilim. Onlar ne düşünüyor, kimseyle böyle bir diyalogum olmadı. Ama ben istediğini söylemek isteyen bir insanım. Özgür olmak istiyorum. Bu kadar basit. Ben istediğim zaman istediğimi söyleyebilmeliyim. Söyleyemiyorsam ne anlamı var? Geri kalan insanlar baskıda mıdır, değil midir bilemem. Onlar adına da konuşmak istemem. Ama sonuna kadar da güzel olduğunu düşünüyorum. Yine her şey çok güzel olacak!

  • Behzat Ç. dizisi her anlamda gerçeği de hissettiren bir yapımdı. Sokakta artan cinayetleri, yaralamaları, hırsızlıkları düşündüğümüzde, dizi böyle bir dönemde izlenmek için daha müsait bir yere gelmiş olabilir mi?

Her bölümün başında “tamamen hayal ürünü” olduğu ifadesi yer alıyor. Bunun Ercan (Ercan Mehmet Erdem) için bir avantajı var mı bilemiyorum. Tamamen kurmaca çünkü. Ama bütün bu kurmacanın içinde Behzat Ç. için tamamen gerçek bir iş diye düşünüyorum.

  • Sokağın yansımasını nasıl hissettiniz?

Ne kadar doğal olmak için zorladıysam ve onu tutmaya çalıştıysam, sokağın da o kadar doğal tepkileri vardı ki. Kötü bir kahraman da bir idol olabilirdi. Oldu da. Kötü karakter dediğiniz, kötü kahraman bir Behzat Ç. oldu. Sürekli olanı göstermemiş oldu. İnsanlara, “Evet ya, kahramanlar da sıradan insanlardan olabiliyor” ya da “Kahramanlar da bir gün sıradan insanlardı” dedirtebildi. Güzel oldu. Şahane oldu! Ellerimize sağlık! Bütün ekibin eline sağlık! Gerçekten de “aga cinayet var!”

Haber Yanı Reklam
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE