Bu sefer de hastane randevusuna engel!
Haber
03 Haziran 2022 - Cuma 16:50
 
Bu sefer de hastane randevusuna engel!
Ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk’ün, daha önce hiçbir biçimde engellenmemiş olan hastane randevularına izin verilmesinin bu kez engellenmiş olması, dosya ile ilgili farklı bir müdahalenin olabileceğini akıllara getirdi.
Gündem Haberi
Bu sefer de hastane randevusuna engel!

FERSUDE - Ali Sinan Çağlar

 

2018 yılında Lübnan Havalimanı’ndan Lübnanlı yetkililer tarafından gözaltına alınıp Türkiye’ye teslim edilen Ayten Öztürk, Ankara yakınlarında olduğunu tahmin ettiği gizli bir gözaltı merkezinde 6 ay boyunca çeşitli işkencelere maruz bırakılmıştı. 3 yıllık bir tutukluluktan sonra ev hapsi kararıyla serbest bırakılan Ayten Öztürk 343 gündür ev hapsinde tutuluyor. Ev hapsiyle serbest bırakıldığı günden beridir de birçok haber kanalına ve ev hapsinde tutulduğu evde kendisine ziyarete gelenlere 6 ay boyunca yaşadıklarını anlatmaya çalışan Ayten Öztürk’e yakın zamanda, yargılandığı mahkemenin bu konuda bir kararı olmaksızın, elektronik kelepçe de takılmıştı.

 

 

Yaşanan son engelleme ile ilgili görüşmek üzere gittiğimiz ev hapsinde tutulduğu evin kapısını yine her şeye rağmen gülen yüzüyle açtı bize Ayten Öztürk. Yaklaşık bir yıldır hastane randevularına giderken izin konusunda sorun çıkarılmazken şimdi neden böyle bir karar verilmiş olabileceğini kendisine sorduk. Durumu hastane randevusuna izin talebinin reddedilmesi kararından bir süre öncesi kendisine elektronik kelepçe takılmasıyla birlikte değerlendiren Öztürk,  yaşananların dosyasına dışardan bir müdahale olasılığını aklına getirdiğini düşünüyor. Bunun nedeninin ise yaşadığı işkenceleri anlatmaktan kaynaklandığını düşünen Ayten Öztürk sözlerini ve çağrısını şöyle tamamladı;

 

Yaklaşık bir yıldır ev hapsindeyim. Ev hapsinde olduğum için zaten hastane randevularına izin alarak gidiyorum. Şu ana kadar yaklaşık 60 kez doktora gittim. Ev hapsinde olduğum süre boyunca görevliler tarafından çok sık denetlenmeme rağmen  hapsi kararını bir kez  ihlal etmedim. Buna rağmen, 303. Günde ayağıma elektronik kelepçe takıldı. Kısa bir süre sonra da doktor randevuma ret kararı verildi. Hastane randevusu için bulunduğum talep, bana hukuksuzca 2 ağır müebbet hapis cezası veren İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. Mahkeme kararında, tedaviye ilişkin belgeleri mahkemeye sunmam isteniyor.

 

 

Benim 6 ay boyunca yaşadığım işkenceyi sorgulamayan; sorgulamayı bırakın, yaralarıma bile bakma gereği duymayan bir mahkeme benim en doğal hakkım olan tedavimi engellemeye çalışmaktadır.

 

Benim işkence sonrası başlayan rahatsızlıklarım, hapishane sürecindeki raporlarımda mevcut olduğu gibi; ev hapsindeyken de sürdürdüğüm tüm tedavilerle ilgili teşhis ve tedavi raporlarımın da mevcut olduğunu mahkeme zaten biliyor.

 

Bir insanın hastalığıyla ve tedavisiyle ilgili belgeleri mahkemeye sunmak zorunda bırakılması, hasta mahremiyetinin de açık bir ihlalidir. Bu durum; hakkımda verilen 2 ağır müebbet, ev hapsi ve elektronik kelepçeyle kesintisiz olarak sürdürülen işkencenin boyutlandırılması anlamına gelmektedir.

 

 

6 ay işkence, işkence sonucu bedenimde oluşan 898 yara soruşturulmuyor ama tedavi olabilmem için tedaviye ilişkin belgeleri mahkemeye sunmam dayatılıyor. Oysa tedavilerime ilişkin tüm bilgiler, resmi olarak zaten sistemde kayıtlıdır.

 

Fakat amaç bu değil. Amaç, 2018'de Lübnan'da kaçırılmamla başlayan ve gizli bir işkencehanede 6 ay boyunca süren işkencenin üzerinin tamamen kapatılması, bunu yaparken de bana işkencelerin en ağırının yaşatılmaya çalışılmasıdır.

 

Buna asla sessiz kalmayacağım. Bu ülkede işkencenin olduğunu nefesim yettiğince haykırmaya devam edeceğim. İşkence sokakta, gözaltında, hapishanelerde, gizli işkence merkezlerinde devam ediyor!”

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı