SON DAKİKA

Hercai dizisi: Cezasızlık politikası da sevdaya dâhil mi?

Bu haber 04 Ekim 2019 - 18:08 'de eklendi.

FERSUDE – Rabia Çetin

İktidara yakın televizyon kanallarında Mart 2019’da ‘Hercai’ isimli bir dizi yayın hayatına başladı. Dizinin tanıtım fragmanlarında atın üzerindeki esas oğlan ve esas kızın görüntülerinin yanı sıra bir de şu motto seslendirilir: “İntikamdan doğan imkansız bir aşkın masalı…”

Dizi, Sümeyye Koç’un Epsilon Yayınevi’nden 2017’de çıkan aynı isimli kitabından uyarlanmış. Geniş oyuncu kadrolu ‘iddialı’ dizi Mardin’in Midyat ilçesinde çekiliyor. Dizinin konusu kısaca şöyle:

“Aslanbey ailesinin soyunu devam ettirecek tek kişidir Miran Aslanbey. Babaannesi Azize Aslanbey tarafından intikam masallarıyla büyütülmüş, soğuk, mesafeli ama aynı zamanda güçlü ve zeki bir adamdır. Hazar ve Zehra Şadoğlu’nun büyük kızıdır Reyyan. Masum, saf ve temiz bir genç kızdır. Ailesine ve etrafındaki herkese sevgiyle bağlıdır. Ancak annesinden babasından, kardeşinden gördüğü sevgiyi, dedesi Nasuh Şadoğlu’ndan asla görememiştir.”

Dizi Aslanbeylerden Miran ve Şadoğulları’ndan Reyyan’ın ‘İntikamdan doğan aşkı’ üzerine kurulu olsa da aslında tam bir cezasızlık politikasının senaryolaştırılmış hali. Mardin’in tarihi dokusunun sık sık görüldüğü dizide görülmeyen tek şey adalet!

Mardin’de, Diyarbakır’da, Şırnak’ta, Batman’da daha birçok kentte yaşanan hak ihlalleri, sokak ortasındaki cinayetlerin bulunmayan failleri, çocuk öldürmenin, yaralamanın, kadına şiddetin, cinsel saldırının, suikastın dizinin jargonuyla ‘bu topraklarda’ cezasız kalışının bir örneği dizide görülüyor. Ancak bunun nedeni gerçek dünyadaki gibi yargının adalete olan inancı yıktığı kararlar değil dizide herkesin kendi kanununu kendisinin uygulanmasından kaynaklanıyor.

Küçük bir parantez; İletişim bilimi profesörü George Gerbner televizyon dünyasını derinlemesine çözümlediği ‘Ekme Kuramı’nda şu bulgulara dikkat çeker:

-Televizyon şiddet dolu bir dünya sunmaktadır

-Televizyonda görülen şiddet ‘mutlu şiddetti’ Yani şiddet temel anlamıyla şiddet değil anlatılan hikayenin en önemli anlatım öğesi olarak toplumsal rolleri ve toplumda işleyen korku mekanizmasını düzenler. Bu şiddet türü dramatik bir çizgide üretilmiş olsa da mutlu sonlarla biten şiddet türüdür

George Gerbner gibi bir profesörü bir ‘töre, sevda, intikam’ dizisinin analizinde kullanma hadsizliğinde bulunmak istemezdim ancak o dizide yaşanan şiddet ve cezasızlık silsilesini en iyi Gerbner ifade edebilir:  

  • 1
  • Bölümde dizinin esas kızı, sevecen, saf, temiz, masum Reyyan’ı dedesinden sürekli şiddet görmektedir. Onun ‘masallardaki’ gibi kurtarıcısı Miran’la karşılaşması, ‘hayır’ demesine rağmen aile kararıyla Miran’la nişanlanması ve sonra evlenişini görüyoruz. Ancak birinci bölümde yalnızca kadına şiddeti değil evrakta sahtecilik suçunu da görüyoruz. Çünkü esas oğlan Miran’ın esas kız Reyyan’a kıydığı nikah aslında sahte…
  • İkinci bölümde Reyyan ile Miran’ın düğününü basan amcaoğlu yan esas oğlan Azad Miran’ı ‘vurmak’ isterken dizinin çocuk oyuncusu, Şadoğlu ailesinin biricik torunu ‘Gül Hanımı’ başından yaralar. Gül tedaviye alınır ancak sokak ortasında çocuğu yaralayan Azad hakkında herhangi bir işlem yapılmaz, hatta olay yerine polis bile gelmez. Ailenin büyüğü Nasuh da torununu eve gönderir. Yine bir suç cezasız kalır.
  • İkinci bölümde esas kız Reyyan’dan intikamını ona sahte nikah kıyıp, gerdeğe girerek Şadoğlu ailesinin ‘namusunu kirleterek’ intikamını alan Miran kızı terk edip gider. Kız Midyat meydanına gelinlikle atılır, halk bakar ama kimsenin aklına polisi çağırmak ya da kadına yardım etmek gelmez. Ailesinin gözünde ‘kirletilmiş’ olan Reyyan’ın önünde iki yol vardır; Ya öldürülmek ya da yaşlı bir adamla evlendirilmek
  • Üçüncü bölümde Reyyan önce zorla evlendirilmek istenir ama her ne hikmetse ilk kez iradesini gösteren Reyyan imam nikahında ‘hayır’ cevabını verince yüce gönüllü imam nikahı kıymaktan vazgeçer. Ailenin büyüğü Nasuh hiddetlenir, Reyyan’a yine şiddet uygular ve ölüm emrini verir. Yan esas oğlan, amcaoğlu Azad ailesine onu öldürmeye götüreceğini söyler ama kıyamaz. Çünkü o da esas kıza Reyyan’a aşıktır. Ancak köprüde esas oğlan Miran tarafından yolları kesilir ve Reyyan iki adam arasında tercih yapmaktansa kendiliğinden ölmeyi tercih ederek Malabadi Köprüsü’nden atlar. Esas oğlan Miran da peşinden ve ikisi kurtulur. Yine bir şiddet örneği ancak yine ortada adli ve emniyet mercileri yoktur.
  • Dördüncü bölümde bir evde Miran tarafından zorla alıkonulan Reyyan ondan kurtulmak için yakın mesafeden Miran’ın kalbine ateş eder. Sonra sevgi dolu kalbi dayanmaz ve onu kendi elleri ile tedavi eder. Yakın mesafede kalbinden vurulan esas oğlanın yaşaması gibi öldürmeye teşebbüs eden esas kız için yine ortada bir polislik durum yoktur.
  • Diğer bölümler de şiddet dolu geçer, 9. Bölümde Miran’ın sahte evraklarıyla mal varlığını kaybeden Nasuh ağa bundan Reyyan’ı sorumlu tutup şiddet uygular aile meclisinin ortasında. Ama evrak sahteciliği konusunda suç duyurusunda bulunmak kimsenin aklına gelmediği gibi şiddet gören Reyyan da polise gitmek yerine silahı alır esas oğlana gidip “Ya beni öldür ya da bu intikamı bitir” der. Ve yine suçlara dair herhangi bir işlem yapılmaz.
  • Onuncu bölümde ailesinin yaşadığı iflastan Reyyan’ı sorumlu tutan Nasuh ağa üvey torununu öldürtmek için kiralık katil tutar. Ancak kiralık katili durduran yine polis değil dizinin esas oğlanı aşık Miran’dır.
  • 11. Bölümde bu kez yan esas oğlan Miran’ın amcakızı ve eşi Gönül’ü silahla evinden kaçırır ama dizinin Nasuh ağa gibi kötüsü Azize Aslanbey polisi aramak yerine Azad’ı ölümle tehdit eder. Ve sonuç olarak bir kadın Mardin’de silahla kaçırılmış olur.
  • Yine aynı bölümde amcasının oğlu Azad ile evlendirilecek olan dahası onun ‘kirletilmiş namusunu’ temizleyip onu ‘yerden kaldıracak’ olan Reyyan kına gecesinde sahte eşi Miran tarafından kaçırılır. Zorla alıkonmanın yanı sıra bu kez Miran’dan kaçmaya çalışan Reyyan polisi aramak yerine bir kamyona biner ve oradan uzaklaşır. Ancak yolda Reyyan’ın varlığını fark eden şoför Reyyan’a cinsel saldırıda bulunur. Reyyan’ın kurtarıcısı yine esas oğlan Miran’dır. Adamı döver ve iş çözülmüş olur. Cinsel saldırı ve alıkonma yine cezasız kalır. 
  • Dizinin sezon finalinde yani 12. Bölümde yan esas kız Gönül Azad’ın elinden onu yaralayarak kurtulur ancak polise gitmek yerine evine gider ve sığınmak için Miran’ı bekler. Azad tedavi altına alınır ama ailesi Gönül’den nedense şikayetçi olmaz. Öldürmeye teşebbüs yine cezasız kalır
  • Bu sezona da ‘iddialı’ başlayan ‘peri masalı’ dizisi yine tüm kötülüklerle başlar. Esas oğlan Miran’ın arabası taranmak suretiyle suikast girişimi olur. Miran kurtulur, polise gitmek yerine Reyyan’a koşar. Sokak ortasında gündüz vakti yaşanan suikast girişimi cezasız kalır. Ama intikam yeminleri edilir. Aynı bölümde Azad, Gönül’e saldırdığı yönündeki iftiraları duyar. Midyat meydanında Gönül’e silahı verip ‘Al öldür beni. Şerefimi kirletmek kolay mı?’ der. Yine meydanda silah çekilir. Halk izler ama kimse polisi aramaz. Aramanın yanı sıra 3 kişinin bir araya geldiği o topraklarda hemen biber gazı, tazyikli su ile müdahale edip ters kelepçe ile toplumun huzurunu sağlayan polis de gelmez. Oysa ‘bu topraklar’ adım başı polis otosunun, akrep ve zırhlı araçların olduğu topraklardır.
  • 12. ve 14. Bölümde aşiretin büyük karar vericisi  artık bitmek bilmeyen olaylara el atar ve sokak ortasındaki suikast, kan davası, bitmek bilmeyen intikamın tek çözüm yolunun ‘kız almak’ olduğunu söyler. Nasuh da aşiretin ‘başına’ ‘adaletinden şüphem yoktur lakin… Bu kadına kız vereceğime dökülecek kana yas tutmayı yeğlerim” diye bir cümle kurar.

Sonuç olarak Gerbner’ın ‘mutlu şiddet’i dizinin hemen her bölümünde vardır. Dizide olmayan tek şey polis, müdahale, gözaltı, adliye ve adaletin yerini bulmasıdır.

Sevişme, öpüşmek yasak ancak araba taramak serbest!

Türkiye’deki dizilerde alkol, sigara, sevişme (rızaya dayalı üstelik), öpüşme sansürlenirken silah, şiddet, kadına şiddet, evrakta sahtecilik, zorla alıkoyma, suikast girişimi,  cinsel saldırı gibi suçlar ise ‘Hercai’ dizisinde olduğu gibi gayet açık bir şekilde veriliyor.

Üstelik kadına şiddetin bu kadar ağır sonuçlarının olduğu hemen her ay 50’yi aşkın kadının tanıdıkları erkekler tarafından evde, işte, sokakta, uykuda öldürüldüğü, kadınların metroda, markette, otobüste, otobüs duranlarında cinsel tacize uğradığı bir ülkede yayınlanan dizide kadın kendini kurtarması için tüm bunları yapma potansiyeli olan bir erkeği bekliyor. Peki ya yasalar onlar niye var?

Mardin bu anlatılan saçmalıklar değil!

Bütün bunların yanı sıra Mardin gerçekten böyle bir yer mi? At üstünde kadın ve erkekler, meydan kavgaları, sokak ortasında taranan arabalar, eve hapsedilip şiddet gören ‘eğitimsiz’ kadınlar… Hayır değil! İstanbul’da yaşarken Ankara’dan öteye ‘doğu’yu göremeyenler 90’lardan bu yana haber kanallarının da yalnızca ‘şiddet’ ve ‘terör’den ibaret gösterdiği Kürt kentlerini anlatırken ancak bu kadar saçmalayabilirdi. Tıpkı Ankara’dan öteyi görmeden ‘güvenlik uzmanı’ olup o kentlerde oy kullananlara ‘cahil’ diyen asıl cahiller gibi…

Yazı da örnekler de uzar gider ancak ben toparlarken sadece şunu sormak istiyorum:

“Yaralama, zorla alıkoyma, öldürmeye teşebbüs, tehdit, kadına yönelik şiddetin cezasız kalması da mı sevdaya dâhil?”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.