GÜNCEL

KHK’lı Öğretmen: Eylem Yapanları Eskiden Anlamazdım, Haksızlığa Uğradım, Şimdi Anlıyorum

15 Temmuz darbe girişimi ve ardından ilan edilen OHAL’in üzerinden 3 yıl geçti. Binlerce kamu emekçisinin ihraç edildiği OHAL dönemi geçtiğimiz yıl sona erse de uygulamaların çoğu ve etkileri devam ediyor.

KHK’lı Öğretmen: Eylem Yapanları Eskiden Anlamazdım, Haksızlığa Uğradım, Şimdi Anlıyorum
132 Toplam Gösterim

ersude- Ceren Bozkurt

KHK ile 16 yıllık mesleğinden ihraç edilen Emine Yüzgeç “Bir insanın kendini bir şekilde duyurmak göstermek görünür kılmak zorunda olmasını eskiden asla anlayamazdım, şu anda anlıyorum. Evet ben bir haksızlığa uğradım ve şuanda görünür olmak, sesimi duyurmak zorundayım.”

 

15 Temmuz darbe girişimi ve ardından ilan edilen OHAL’in üzerinden 3 yıl geçti. Binlerce kamu emekçisinin ihraç edildiği OHAL dönemi geçtiğimiz yıl sona erse de uygulamaların çoğu ve etkileri devam ediyor.  OHAL döneminde kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) işlerinden ihraç edilen kamu emekçileri, üç yıldır işlerine geri dönmek için mücadele ediyor. İhraç kamu emekçileri, İhraç süreçlerini, ihraç sonrası yaşadıklarını ve İstanbul KHK’lılar Platformunu Gazete Fersude’ye anlattı.

16 yıllık sınıf öğretmeni Emine Yüzgeç 1 Eylül 2016 tarihinde 672 No’lu KHK ile ihraç edildi. “Para için değil hayalim olduğu için yapıyorum” dediği mesleğinden ihraç edildiğinde “Hain” ya da “Terörist”ti artık. “Çok sevdiği devleti tarafından” ilk kez ve koca bir çelme yemişti. Şöyle anlatıyor o süreci, “İhraç edildiğimi internetten öğrendim. Öğretmenlik benim yaşama biçimimdi, bunu elimden aldılar, hayalimi aldılar. İhraç olmadan önce, yani  5-6 yıl önce, bir yerlerde birilerine haksızlık yapıldığının farkındaydım ama kendim haksızlığa uğradıktan sonra bazı konularda duyarlılığım daha fazla arttı. Haksızlığı uzaktan izlemek ile yaşamak aynı değil.”

 İhraç edildikten sonra ki süreçten bahseden Yüzgeç, “Ailem süreç içerisinde dağıldı. Eşimden ayrıldım. İki çocuğum var. Eşimle hem ekonomik nedenlerden hem de benim yaşadığımız bu haksızlığa sessiz kalmak istemeyen tavrımdan dolayı çatışıyorduk. Haksızlığa boyun eğmek yapıma tersti bir şeyler yapmak istedim ama engellendim. Çevremdekiler dur en azından özgürsün diyerek beni engelledi. İki çocuğum da öğrenci, çalışmak zorundayım. Çeşitli işlerde çalıştım” diye anlatıyor.

Mesleğinden ihraç edilen emekçilerin sonrasında yaşadıkları işsizliğin ağırlığını o da yaşıyor bu süreçte, girdiği işlerde ilk başlarda ihraç edildiğinden bahsetmiyor Yüzgeç ancak iş sigortayı yapmaya gelince gerçek ortaya çıkıyor her seferinde ve çıkarılıyor.  Bu süreçte daha önce yapmadığı işleri tecrübe eden Yüzgeç, “Bu işler bana farklı bir pencere kazandırdı. İlk olarak işçileri anlamaya başlamıştım. İşçilerin neler yaşadığına ilk olarak tanık oluyordum” diye konuşuyor.

İhraç olduktan sonra çelişkiler de çoğalıyor ya da artık O’nun için görünür oluyor. Şöyle anlatıyor en büyük çelişkiyi; “Benim için devlet ve iktidar farklı şeylerdi. Devlet çok köklü ve sevilecek, güvenilecek bir olguydu. Öğrencilerime ağacıyla, kedisi, köpeği, toprağı, insanı ile bu ülkeyi sevmeyi öğrettim. Sevmeyi ve güvenmeyi… Ve benim ihraç edilmem onların kafasında oluşturduğum algıyla çelişkili olacaktı. Çok sevdiği devleti tarafından hainlikle suçlanan bir öğretmen var karışlarında. Bu çelişki karşısında kafaları karışmasın diye velilerimden atandığımı söylemelerini istedim.”

‘Yasal bir sendikaya üye olmak beni nasıl terör örgüt üyesi yapabilir’

 

Çelişkileri sorgulamaya devam eden Yüzgeç; “Pek çoğumuzun ihraç gerekçesinde devlete  sadakatsizlik ilkesi var. Ben devlete nasıl bir sadakatsizlik göstermişim? Bu açıklanmıyor. Devletin açmış olduğu yasal bir sendikaya üye olmak beni nasıl bir terör örgütü üyesi yapabilir. Ya da açılışını kendileri yaptığı bir bankada işlem yapmış olmak beni nasıl terör örgütü üyesi yapabilir“ sorularına yanıt istiyor.

 

 ‘Daha önce eylemlerin gereksiz olduğunu düşünüyordum’

İhraç olmadan önce yaptığı tek eylem okulda nöbet uygulamasına karşı “Ben güvenlik görevlisi değilim” yazısıyla tüm gün nöbet tutmak olan Yüzgeç şimdilerde basın açıklamalarında, sokak eylemlerinde yer alıyor. Ankara’da polis müdahalesi ile tanışan Yüzgeç, "Daha önce eylemlerin gereksiz güç olduğunu, bağırıp çağırarak hiçbir yere varılmayacağını düşünüyordum. Hatta zaman zaman medyada insanların çiçeklere, kaldırım taşlarına zarar verdiklerini görüyordum. Ve bu bana sevimli gelmiyordu ama şu var; o eylemler olmasaydı ben o insanların varlığından bile haberdar olmayacaktım, şuanda bunu anlıyorum” diye konuşuyor.

İhraç olmadan önceki yıllarda, eylem yapmak zara veren ya da doğru olmayan edimlerken bugün neden böyle düşünüyor? Cevabı şöyle Emine Yüzgeç’in; “Bir insanın kendini bir şekilde duyurmak göstermek görünür kılmak zorunda olmasını eskiden asla anlayamazdım, şu anda anlıyorum. Evet ben bir haksızlığa uğradım ve şuanda görünür olmak, sesimi duyurmak zorundayım. Karşı karşıya geldiğim polislere şunu söylüyorum bende daha dün aynı sizin gibi kendimi devlet memuru olarak gören 657'in beni bir kale gibi koruyup kuşatacağını düşünen yüzde yüz iş güvencesine sahip devlet memuruydum ama bakın bugün buradayım. Ve sizin karşınızda bir pozisyondayım. Sizde yaptığınız işi bu şekilde algılayın."

 

‘Hiç diyalog kurmadığımız insanlarla diyalog kurduk’

KHK’lılar olarak farklı görüşten pek çok insanla bir araya geldiklerini söyleyen Yüzgeç, “Daha önce öteki olarak gördüğümüz neredeyse hiç diyalog kurmadığımız insanlarla diyalog kurduk. Özellikle sadece insani değerler noktasında hareket eden çok kıymetli insanlarla tanıştık. Normal şartlarda asla yan yana gelmeyecek insanlar bir araya geldi” şeklinde konuştu.

 

'İlyas Salman'ın kardeşi olduğum için ihraç edildim'

7 yıllık sağlık çalışanı iken 1 Nisan 2018 sabahı yönetimin kendisini çağırmasıyla ihraç olduğunu öğrenen Vahap Salman ise neden ihraç olduğunu hiç bilmedi, yüzlerce kamu emekçisi gibi. Salman, "Bu ülkede cebinde kartviziti olan insanların bir yerlere getirildiği gerçeği ile karşı karşıya kaldık. Başarılı, çalışkan, fedakâr olmanızın bir önemi yok, iş sahibi olmanız neci olduğunuza bağlı" diye yorumluyor süreci. Bu süreçte ailesinin 'sen ne yapabilirsin, yalnızsın, kime gücün yetecek' eleştirilerine rağmen vazgeçmeyen Salman,  "Artık olay sadece ben bir gerekçe öğreneyim derdine geldi. Ben ne yaptım sorusunu hep kendime sordum. Ama cevabını bulamadım. En sonunda şunu karar kıldım ben İlyas Salman'ın kardeşi olduğum için ihraç oldum "diyor.

Salman, ihraç olduktan  sonra iş bulamamış, malum gerekçe; KHK’lı olmak.  Bu süreçte ekonomik dar boğaz, çocuklarının masrafları, hesapta olmayan ihraç derken ailesi dağılmış Salman’ın, pek çok KHK’lı gibi…

İntiharın eşiğinden platforma

Salman bu dönemi en ağır geçirenlerden.  Platform onun için bir can simidi. Şöyle anlatıyor;  "Tükenmişlik, intihar düşüncesi başlamıştı platformla tanışmadan önce. Bu platform hayata tutunacak bir dal oldu benim için, intiharın eşiğinden döndürdü beni. KHK'lı dostlarımdan tek istediğim gelsinler omuz omuza bu mücadeleyi birlikte verelim. Eğer mutlak güç iktidar ise ve herkes iktidarın haklı olduğuna inanıyorsa o zaman Musa'nın karşısında Firavunda haklıydı çünkü Firavunda iktidardı. Güçlünün değil haklının yanında olduğunda insanlar o zaman bu ülkeye gerçek demokrasi ve barış gelecektir."

 

‘Suçsuzdum, korktum ama ısrarla oturdum’

Zeytinburnu Belediyesi’nde 20 yıl taşeron olarak çalışan Kenan Güngördü ise 3 Nisan 2018’de önce güvenlik soruşturması sonra da “ihtiyaç yok” denilerek KHK ile işten çıkarıldı.  Güngördü, “Onlar için muhaliftim, vatan hainiydim, teröristtim. Bunu fark ettikten sonra bütün bu resmî anlamdaki başvuruların anlamsız olduğunu düşündüm" diyor.  500 gün boyunca Zeytinburnu Belediyesi önünde “işimi geri istiyorum” talebiyle eylem gerçekleştiren Güngördü, “Polisin ve belediyenin yoğun baskısı ile karşılaştım. Açıkçası korktum. Ama suçsuzluğumu biliyordum. Tektim orada saldırıya uğrama ve gözaltına alınma riskim vardı ama buna rağmen ısrarla gidip  oturdum. Neden atıldığımı bilmiyordum. Ben belediyenin önünde oturma eylemi yaparken belediye başkanının 'terör örgütü üyesidir' açıklaması oldu” diye anlatıyor.

‘Bu sadece işimi geri alma mücadelesi değil bir hukuk mücadelesi’

İktidarın cadı avı başlattığını söyleyen Güngördü, “Onlar gibi olmayan onlar gibi düşünmeyen, biat etmeyen, barış, demokrasi, adalet diyen herkesi ihraç etmişlerdi. Maddi anlamda büyük sıkıntılar yaşadım. Aç kaldım. Belediyenin önünde yaklaşık 500 gün aç oturdum. Ama bunu hiç sorun etmedim. Saraylarda oturup en pahalı şeyleri yiyenler bizim ne yiyip ne içtiğimize çocuklarımızın ne yiyip ne içtiğine, nerede çalışıp nerede çalışmayacağımıza karar veriyorlar. Aslında isyanım bunadır” diye konuşuyor.

İstanbul KHK’lılar Platformu’nun kurucularından olan Güngördü, platformu büyütmek istediklerini, tüm KHK’lıların bileşkesi yapmak istediklerini söylüyor.

 'Yetkililerin dediği gibi ağaç kökü yemedik, onurumuzla ayakta duruyoruz’

15 yıl görsel sanatlar öğretmenliği yapan Seher Darılmaz 7 Şubat’ta yayımlanan 686 sayılı KHK ile ihraç edildi. Bir gecede işinden olduğunu hatırlatan Darılmaz Eğitim-Sen’li olduğu için ihraç edildiğini söylüyor. Darılmaz  “Sadece düşüncelerimden dolayı işimden atıldığımı biliyorum” diyor ve ortada büyük bir haksızlık olduğunu söylüyor.

"Bu süreç zor bir süreç, biz bir bedel ödüyoruz” diyen Darılmaz, “Mücadele sadece işimize dönme mücadelesi değil. 15 yıllık devlet memuruydum.  Belirli bir ekonomik gelirim vardı.  Birden o gelirim elimden alındı, çok büyük ekonomik sıkıntılar yaşadım. Çocuklarımın ihtiyacını karşılayamaz duruma geldim. İşten atıldıktan sonra milli eğitime özel okullarda çalışalım diye müracaatlarda bulunduk. Ona da hayır dediler. Yaşamımızı nasıl idare ettireceğiz? 6 ay kadar anketörlük yaptım. Fakat şuan çalışmıyorum. Sendikamızın dayanışması var onu alıyoruz. Kızımın babası destek oluyor yetkililerin dediği gibi ağaç kökü yemedik. Onurumuzla ayakta duruyoruz” diye konuşuyor.

Darılmaz son olarak OHAL Komisyonu’ndan bahsediyor “Bu komisyona güvenmiyoruz. Buradan adımıza olumlu bir karar çıkacağını düşünmüyorum. Çıksa bile kim bilir ne zaman? Ben senelerce işimden uzak kalacağım. İşime 10 yıl sonra döndüğü

Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE