SON DAKİKA

Nedir bu yapay zeka? Dünya’da neler oluyor? Türkiye hangi aşamada?

Bu haber 04 Kasım 2019 - 13:35 'de eklendi.

FERSUDE – Dilan Karacan

“Makineler düşünebilir mi? Veya Karar verebilir mi” Yapay zekadaki ilk çalışmalar bu soruyla başladı. İngiliz matematikçi Alan Turing 1950’lerde bu soruyu sorarken bugün olacakları tahmin etmiş miydi kim bilir… Bugün geldiğimiz noktada artık makineler birbirleriyle konuşuyor, robotlar fabrikada çalışıyor, akıllı telefonlar hayatımızı yönetiyor…

Gelişen dünyaya baktığımızda, dijitalleşmenin sadece bir alanda olmadığını, her şeyin odak noktası hâline geldiğini görüyoruz. Dünyada “Dördüncü Sanayi Devrimi” olarak adlandırılan küresel dönüşüm, tüm sektörleri ve her büyüklükteki işletmeyi etkiliyor. Mikrodan makro seviyeye doğru süregelen dijitalleşme serüvenini bireyden topluma, son kullanıcıdan şirketlere kadar geniş bir perspektifte okumak mümkün. Çarpan etkisiyle beraber dijitalleşme, ucu bucağı olmayan bir derya. Öyle ki, dijitalleşmenin etkileri artık hayatın her alanına nüfuz etmiş durumda. Bugün nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik, blok zinciri gibi yüksek teknoloji alanları geleceğimizi oluşturuyor.

Yapay zekâ, çok uzun süredir hayatımızda olan bir kavram olmasına karşın, ekonomilerin yapay zekâyı dijital dönüşüm gündemlerinin üst sıralarına alması ile birlikte küresel dijitalleşme yolculuğunun son yıllarda en ayrılmaz bir parçası haline geldi. 

Yapay zeka nedir?

Kısaca Yapay Zeka, insan zekasına özgü olan, algılama, öğrenme, çoğul kavramları bağlama, düşünme, fikir yürütme, sorun çözme, iletişim kurma, çıkarımsama yapma ve karar verme gibi yüksek bilişsel fonksiyonları veya otonom davranışları sergilemesi beklenen yapay bir işletim sistemidir. Yapay zekânın amacı, normal olarak insan zekâsını gerektiren görevleri yapabilecek makineler yapmaktır, Yapay zekâ araştırmalarının amacı, insan varlığında gözlemlediğimiz ve akıllı davranış olarak adlandırdığımız davranışları gösterebilen bilgisayarlar yapmaktır. Günümüzde ise Google, Facebook ve özellikle Tesla gibi birçok büyük şirket yapay zekâ hakkında araştırmalarına devam etmektedir.


Yapay Zekanın geldiği aşamayı yorumlayan Türkiye gazetesi teknoloji editörü Ömer Temur’un görüşleri şu şekilde:

“Yapay zeka konusunda hiç kuşkusuz ki ABD öncülük yapıyor. Silikon Vadisi bu anlamda geleceğin teknolojisine ışık tutuyor. ABD’yi Çin ve Avrupa ülkeleri takip ediyor.

Yapay zeka hemen hemen her alanda kullanılacak. Zaten örneklerini görüyoruz. Yapay zeka asistanları telefon başta olmak üzere evlerimize kadar girdi. Yakın bir gelecekte muhtemelen yapay zekalı doktor, yapay zekalı hakim hatta yapay zekalı gazeteci bile göreceğiz. Verinin olduğu her yerde yapay zeka olacak. Kimi robot formunda karşımıza çıkacak, kimisi çağrı merkezinde bir kadın sesi, kimi de muhasebe işçisi olarak bilgisayarlarımızda olacak.

Türkiye’de yapay zeka alanında çalışmalar yapılıyor. Finans, perakende, çağrı merkezleri bu alanda en fazla çalışma yapan sektörler. Genç startuplar da yapay zeka alanında güzel işlere imza atıyor. Üniversitelerde yapay zeka bölümleri açılması farkındalığın arttığını gösteriyor. Ancak yetişmiş eleman eksikliği var. Yapay zeka ve veri işleme mühendisi bulmak çok zor. Olanı da maalesef yurt dışına kaptırıyoruz.”

Yapay zekaya dünyadan örnekler

Yapay zeka yöntem ve araçlarının arasında öne çıkanlardan biri ‘Sinir Ağları (Neural Networks)’ dır. Sinir ağları, insan beyninin sinir hücrelerinin (nöronlarının), bilgisayarda, katmanlar (tabakalar) halinde simülasyonu ile oluşturulur. Her katman da çok miktarda veri ve örnek ile eğitilerek ağ belli işlevlerde uzmanlaştırılır. Uzun yıllardır üzerinde çalışılan sinir ağları, son dönemde gerek kavramsal gerekse yazılım ve donanım alanlarındaki gelişmeler sonucu çok daha fazla sayıda sanal nöron bağlantısı ve katmanının simülasyonunu yapmaya olanak vermiştir.



Google firması yukarıda özetlenen bu alana ciddi yatırım yapmakta ve ‘Derin Öğrenme (Deep Learning)’ adını vermektedir. Google, geçtiğimiz aylarda, müthiş bulut bilişim altyapısı ve becerisi sayesinde, 16 bin işlemci kullanımı ile bir milyar sinir hücresi bağlantısı simüle ederek çok yetenekli bir sinir ağı oluşturdu. Ardından, bu ağ, Youtube videolarından rasgele seçilmiş on milyon görüntü ile beslendi. Sinir ağındaki sanal nöronların bazıları insan yüzlerini, diğerleri kedileri, başkaları ise, örneğin sarı çiçekleri tanımaya odaklandı. Bu işlemler sırasında ise sinir ağına hiçbir insan bu öğeleri tanıtıcı bir bilgi ya da eğitim vermedi! Tanınacak öğeler 1000 grupta sınıflandırıldığında tanıma doğruluğu %50, 22 bin kategoriye ayrıldıklarında ise %16 oldu. Bu performans çok yetersiz görünse de bugüne kadar başarılanlara göre yüzde 70 daha iyi idi!

Arttırılmış Gerçekliğin profesyonel uygulamaları da hergün artıyor; tıpta ve özellikle cerrahide, eğitimde, mühendislikte üretim ve bakım alanlarında, mimaride, endüstriyel tasarımda, sanatta ve tabii askeri alanda. Son yıllarda seyrettiğimiz tüm bilim kurgu filmlerindeki bu tür uygulamalar birer birer gerçekleşiyor. Arttırılmış Gerçeklikte önemli bir sıçrama da Google’un yakında piyasaya çıkaracağı gözlükleri (Google Glass) ile olacağa benziyor.


Türkiye’de yapay zeka

MİCROSOFT ve EY’in (Ernest&Young) birlikte hayata geçirdikleri, Yapay Zeka ile ilgili kapsamlı bir araştırma Türkiye’nin Yapay Zeka’nın neresinde olduğunu ortaya koyuyor. Orta Doğu ve Afrika bölgelerinde 5 ülkeyi ve 112 şirketi kapsayan araştırmaya göre, bu iki bölgede Türkiye en çok Yapay Zeka yatırımlarına sahip olan ülke konumunda.

Türkiye’nin yapay zekanın neresinde olduğunu ortaya koyan bulgular:

Yapay zeka ile arası en kötü olan sektör üretim sektörü, en fazla benimseyen de tahmin edebileceğiniz gibi finans sektörü.

– Stratejik önem, kullanım alanları, farkındalık ve yapılan yatırımlar açısından bakıldığında bölgesinde lider olan Türkiye, bölgede yapay zekâya en çok yatırım yapan ülke olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 3,4 milyar dolarlık yapay zekâ teknolojisi harcamasıyla, son 10 yılda yapay zekâya en çok yatırım yapan ülke Türkiye oldu.

– Araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 80’inin, yapay zekâ stratejisini doğrudan üst düzey yönetimde ele alıyor.

– Şirketlerin yüzde 25’i yapay zekayı stratejik dijital öncelikleri arasında görürken, yüzde 60’ı ana faaliyetleri için yapay zekanın önemini kabul ediyor.

– Türkiye’deki şirketlerin yüzde 15’i ise yapay zekâ olgunluğu açısından kendilerini gelişmiş olarak değerlendiriyor.


Örneğin biri Setur Şirketi duty free hizmetlerinde, vardiyaları yolcu trafiğine göre ayarlamak için yapay zekayı devreye sokmuş ve çok daha iyi netice almış. Üstelik vardiyadaki boşlukların farkına vararak daha çok kişiyi istihdam etmiş.

Hangi sektör ne bekliyor

– Türkiye’deki şirketler yapay zekâ gündemini hem teknolojik gereklilik hem de iş süreçlerini iyileştirmek için yönetiyor. Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde bu anlayışı benimseyen şirketlerin oranları yüzde 43 iken Türkiye’de bu oran yüzde 55 seviyesinde.

– Türkiye’de şirketlerin yüzde 55’i yapay zekânın gelecek 5 yıl içinde önemli bir etkisi olmasını bekliyor. Onur Doğan’a göre, yapay zeka önümüzdeki 10 yıl içerisinde internet gibi bir devrim yaratacak.
– Şirketlerin yüzde 60’ı yapay zekânın temel iş kollarında, verimlilik, rekabet gücü ve maliyet tasarrufunu ciddi anlamda yükselteceğini öngörüyor, yüzde 35’i ise yapay zekânın yeni gelir akış kaynakları sunarak fayda sağlamasını bekliyor.

– Yapay zekâdan en yüksek etkiyi görmeyi bekleyen sektörle yüzde 77 ile BIT ve medya, yüzde 60 ile finansal kurumlar ve yüzde 53 ile profesyonel hizmetler olarak sıralanıyor.

– Türkiye’deki şirketler yapay zekâya duygusal zekâ ekleme yetkinliği konusunda 5 üzerinden 2,6 puanla diğer ülkeler arasında en düşük sırada yer aldı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.