SON DAKİKA

Toprak ve Savaş: Uranyum yiyiyor olabilir miyiz? – Asrın Keleş yazdı

Bu haber 16 Ekim 2019 - 9:43 'de eklendi.

Savaşın ortasında olan Suriye topraklarında üretilen ve geçtiğimiz yakın zamanlar da ithal ettiğimiz, kurban bayramında kaçak ve kontrolü yapılmayan küçükbaş hayvanlar, zeytin dalı hareketi ile gelen zeytin yağları; ekonomik krizden kaynaklı Üretimi az tüketimi fazla olan patates ve soğan…


Pamuk, kimyon, bakla da Suriye’den geliyor. 

Toprak canlıdır ve canlılık üretir. Sadece erozyon, bitki örtüsünün tahrip edilmesi, endüstriyel veya tarımsal uygulamalar nedeniyle değil; savaşlar yoluyla da toprak zarar görür. Silah, mermi, bomba gibi her türlü öldürme aracı çok ciddi kimyasal kirlilik kaynağı. Bu silahlardan açığa çıkan seyreltilmiş uranyum gibi radyoaktif maddelerden; kurşun, kadmiyum, titanyum ve cıva gibi ağır metallere; dioksinlerden, dioksin benzeri PCB’lere kadar pek çok toksik kimyasal çevreye bulaşıyor. Bu kirlilik kalıcı ve nesiller boyunca da yok edici potansiyelini koruyor.

Toksik kimyasallar hayatı var eden doğal döngülere genellikle bulaşmaz. Örneğin; kurşun, kadmiyum ve cıva gibi en tehlikelileri doğal hayatın içinde genellikle çok ender bulunur. Yeryüzünde savaşlar nedeniyle toksik kimyasalların hem çeşit ve hem de miktar açısından en çok bulunacağı yerlerin başında ise tarihte bereketli hilal olarak adlandırılan coğrafi bölgede yer alan Irak ve Suriye geliyor.


Özellikle ağır metal ve seyreltilmiş uranyumla kirlenmiş topraklarda üretilen yiyecekler, içecekler ve solunan hava yoluyla vücuda alınan bu kimyasallar hava ve suyu kirletirken; bir savaşın yetiştirilmiş ağır kimyasallarla temas etmiş ürünleri bitkileri ithal ederek ülkemize sokuyoruz.


Savaş sırasında kullanılan modern silahlar, patlayıcı ve itici güçleri kadar içerdiği toksik kimyasallar yoluyla da öldürücü olabiliyor.
Uranyuma maruz kalmak için illa ki savunma sanayinde çalışmanız ya da madenlerine yakın olmanız gerekmez.

Aslında uranyuma maruz kalmanın bilinen en yaygın yolu onu yemek!
Nasıl mı?
Afrin’den ithal gelen zeytinyağı,
soğan, patates, bakla ,mercimek , kimyon …

Radyasyonun çevreye zararları sınır tanımaksızın yayılmakta ve kilometrelerce uzağa etki etmekte.

Kadmiyumun vücutta yol açtığı rahatsızlıklardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz; akciğer hastalıkları, prostat kanseri, doku tahribatları, merkezi sinir sistemi ve bağışıklık sistemi sorunları, kansızlık, ishal, kronik sorunlar, böbrek üstü bezi tahribatı, karın ağrıları, kusma, kemik rahatsızlıkları, üreme sistemi sorunları, kısırlık, prostat sorunları, psikolojik sorunlar, beyin ve omurilik hasarları, DNA hasarı sonucu kanseri tetikleyici unsurların ortaya çıkması…

Bu etki yalnızca Komşu ülkelerimizi değil; gerisinde yaşayan bütün halkı etkileyebilir. Kirlilik er veya geç ülkemiz topraklarına ve nihayetinde bütün yeryüzüne dağılabilir.

Kısa süre önce başlayan Barış Pınarı Harekatı’ndan sonra; “Peki ya şimdi, savaşa gittiğiniz Suriye topraklarından ne ithal ederek döneceksiniz?” sorusunu sorarken; sizin de aklınızdan, mantığın almadığı bir çok sorular geçiyordur herhalde değil mi?

Asrın Keleş
Asrın Keleşasrnkls@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.